Bakan Varank AK Parti Trabzon İl Danışma Meclisi Toplantısı'na katıldı: (2)

"15 Temmuz gecesi, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan milletiyle birlikte aslanlar gibi meydanlardayken, F16'lara, tanklara, tüfeklere meydan okurken Kılıçdaroğlu neredeydi? Darbeci hainler, Sayın Cumhurbaşkanımızın bulunduğu Marmaris'e suikast timi gö

TRABZON (AA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştirerek "Türkiye'nin gündemini, varlığını FETÖ'ye borçlu bir genel başkanın işgal etmesine müsaade edemeyiz. O yüzden vaktimizi bunlarla kaybetmeye, enerjimizi bunlara harcamaya hiç gerek yok." dedi.

Bakan Varank, AK Parti Trabzon İl Başkanlığınca, Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi'nde düzenlenen Danışma Meclisi Toplantısı'nda yaptığı konuşmada "Derdimiz Memleket" deyip büyük ve güçlü Türkiye yolunda adımlar atarken, gençleri, çocukları yarının yetkin bireyleri haline getirmek için uğraşırken, enerjilerini yatırıma, kalkınmaya ve istihdama harcarken birilerinin çıkıp bu yola kendilerince engeller döşediğini, suni gündemlerle onlara vakit kaybettirmek istediğini söyledi.

"Bu ülkeye dair tek bir hayali, söyleyecek tek bir sözü olmayanlar büyük ama bir o kadar da boş laflarla maalesef gündemi işgal ediyorlar." ifadesini kullanan Varank, şöyle devam etti:

"İşte geçtiğimiz günlerde ana muhalefet partisinin genel başkanı çıktı, 'FETÖ'nün siyasi ayağını açıklıyorum' diyerek hezeyanlarını, saçmalıklarını sıraladı. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu hezeyanlara verdiği cevapları zaten izlemişsinizdir. Hatta üzerine de Kılıçdaroğlu'nun iftiralarına yönelik 500 bin liralık tazminat davası açtı. Hani 'Yalanı söylemek parayla mı?' derler ya... İşte bahsettiğiniz kişi Kılıçdaroğlu olunca parayla da olsa yalanı söylemekten geri durmuyor. 15 Temmuz gecesi FETÖ'cü alçakların doğrudan hedefi olan Cumhurbaşkanımıza dahi utanmadan sıkılmadan saldırabiliyor. İçine FETÖ'nün ruhu kaçmış bu zat, 'FETÖ'nün siyasi ayağı kim?' diye yaygara koparabiliyor.

Madem öyle, biz de Kılıçdaroğlu'nun FETÖ'ye nasıl yoldaşlık yaptığını şöyle bir hatırlayalım istiyorum. Bir defa, Sayın Baykal'a kurulan kaset kumpasıyla genel başkan olan birinden bahsediyoruz. Kendisi oturduğu koltuğu bile FETÖ'ye borçlu. Bunun diyetini de o koltukta oturduğu her gün ödemeye devam ediyor. Bu diyeti, 7 Şubat MİT krizinde de, Gezi olaylarında da FETÖ'ye verdiği destekle ödedi yetmedi. 17/25 Aralık yargı ve emniyet darbesinde, açıkça meşru siyasetin karşısında, bu örgütün yanında yer alarak yine ödedi. Biz Kılıçdaroğlu'nu bu örgütün yasa dışı ve montaj ses kayıtlarını otel odalarında nasıl teslim alıp kürsü kürsü dolaştırdığını unutmadık. Seçim kampanyasını bile Pensilvanya'dan yönettirdiğini unutmadık. FETÖ'cü savcıların kurguladığı MİT tırları davasında, o belgeleri sızdıranları, gazetelerinde yayınlayanları alıp partisinden milletvekili yaptığını unutmadık. Devlet bu örgütle mücadele için seferber olmuşken, FETÖ'ye kol kanat gerdiğini, dershaneler için çırpındığını unutmadık. CHP'li yöneticilerle birlikte FETÖ'nün yayın organlarında nöbetler tuttuğunu unutmadık. FETÖ'cülerin ağzıyla 'Tayyip Erdoğan ya bu ülkeden kaçacak ya da yargılanacak' diye tehditler savurduğunu unutmadık. Tabii tüm bunların yanında 'Darbe olursa tankların önüne ilk ben geçerim' dediğini de unutmadık.

Ama ne oldu? 15 Temmuz gecesi, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan milletiyle birlikte aslanlar gibi meydanlardayken, F16'lara, tanklara, tüfeklere meydan okurken Kılıçdaroğlu neredeydi? Darbeci hainler, Sayın Cumhurbaşkanımızın bulunduğu Marmaris'e suikast timi gönderip oradaki polisleri şehit ederken, Kılıçdaroğlu neredeydi? Hepimiz o fotoğrafı gördük, şimdi buradan tekrarlayalım. Televizyonun karşısında ayaklarını uzatmış kahvesini yudumluyordu. Aslında o gece, kazananın belli olmasını bekliyordu. 'Tankların önüne ilk ben geçerim.' diyen beyefendi, o gece tankların arasından kontrollü bir şekilde sıvışıp kaçıyordu."

Varank, partililere seslenerek şunları kaydetti:

"Belki de bizim hatamız, ana muhalefete güvenmek, onlara Büyük Türkiye mücadelesinde milletle birlikte yer almaları için bir fırsat tanımak oldu. İşte Yenikapı ruhunda biz aslında bunu denedik. 15 Temmuz'dan sonra akıllanır, gözlerindeki perde kalkar, gerçekleri görürler dedik ama ana muhalefet lideri, şehitlerimizi, gazilerimizi hiçe sayıp yine FETÖ'cülerin ağzıyla kontrollü darbe iftirasını ortaya attı. Devlete sızan FETÖ teröristleriyle kol kola girip adalet yürüyüşleri gerçekleştirdi. FETÖ'yle mücadeleyi her fırsatta sulandırdı, sabote etti. Dolayısıyla lafı dolandırmaya, çekinmeye aslında hiç gerek yok. Şunu çok açık ve net şekilde söylüyorum, eğer 15 Temmuz başarılı olsaydı Yurtta Sulh Konseyi'ne bağlılıklarını ilk bunlar bildirirlerdi. Eğer Recep Tayyip Erdoğan bu örgütle mücadele etmeseydi, Fetullah şarlatanını Türkiye'ye getiren uçağın kapısına kırmızı halı serer, elini eteğini ilk Kılıçdaroğlu öperdi. Çünkü FETÖ'ye himmet borcu var. İşte şu anda da o borcun taksitlerini ödemeye devam ediyor. Türkiye'nin gündemini, varlığını FETÖ'ye borçlu bir genel başkanın işgal etmesine müsaade edemeyiz. O yüzden vaktimizi bunlarla kaybetmeye, enerjimizi bunlara harcamaya hiç gerek yok."

- "Üretim cephesinde güzel gelişmeler var"

Bakan Varank, gündemlerinin farklı olduğunu vurgulayarak gündemlerinin Türkiye'yi büyütmek, üretimi artırmak, istihdamı yükseltmek olduğunu, bu anlamda olumlu birçok gelişmeyi yaşadıkları bir dönemden geçtiklerini aktardı. Finansman maliyetlerinin düşmekte olduğuna dikkati çeken Varank, "Hizmetler sektöründe, perakende sektöründe ve inşaat sektöründe güven göstergeleri olumlu yönde seyrediyor. İç talep canlanmaya başladı. Üretim cephesinde güzel gelişmeler var. Daha iki gün önce sanayi üretim rakamları açıklandı. Aralık ayında sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 8,6'lık bir artış gerçekleştirdi. Bu artışın kaynaklarına baktığımızda tüm alt kademelerinde de pozitif bir seyir görüyoruz." diye konuştu.

Varank, önemli olanın, üretim cephesindeki bu güçlü performansı sürdürülebilir ve kalıcı hale getirmek olduğunun altını çizerek, 2020 yılının, bu açıdan pek çok fırsatı beraberinde getirdiğini, Bakanlık olarak yüksek katma değerli ve istihdam oluşturan bir üretim için tüm politikalarını en iyi şekilde uygulamaya özen gösterdiklerini kaydetti.

Trabzon'a eli boş gelmediklerini yineleyen Varank, Cazibe Merkezleri Destekleme Programı ve Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı kapsamında imza attıkları toplam 28,5 milyon liralık 12 projeye değindi.

Varank, attıkları imzaların sadece Trabzon'a değil, bölgeye ve ülkeye hizmet edeceğini, vatandaşlara refah artışı olarak döneceğini söyledi.

AK Parti Trabzon teşkilatından beklentilerinin büyük olduğuna işaret eden Varank, 2023 ve 2024 seçimlerine giderken teşkilatın her zamanki performansının daha da üstüne çıkması, çıtayı daha da yukarılara taşıması gerektiğini aktardı.

Varank, Trabzon'u bir lokomotif olarak gördüklerini dile getirerek "Siz önden gideceksiniz ki arkanızdan gelenleri daha hızlı çekeceksiniz. Bu anlamda size güvenimiz tam. Bizler de her zaman sizin yanınızdayız, arkanızdayız. Rabb'im inşallah bu yolda yar ve yardımcımız olsun." dedi.

Toplantıya, AK Parti Trabzon milletvekilleri Muhammet Balta, Bahar Ayvazoğlu ve Salih Cora, Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, AK Parti İl Başkanı Haydar Revi, ilçe başkanları ve partililer katıldı.

(Bitti)


İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Siyaset Haberleri