Akşener, İYİ Parti TBMM Grubu'nda konuştu:

"Bugüne kadar istifa etmiş hiçbir arkadaşımız için tek bir cümlem olmadı. Çünkü istifa tek taraflı bir irade beyanıdır. İnsanlar bir siyasi organizasyonun içinde yer almaktan vazgeçebilirler. Bunu saygıyla karşılamak zorundayız"- "Ama bu irade beyanlarınd

TBMM (AA) - İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bugüne kadar partisinden istifa edenlerle ilgili tek bir cümlesinin olmadığını belirterek, "Çünkü istifa tek taraflı bir irade beyanıdır. İnsanlar bir siyasi organizasyonun içinde yer almaktan vazgeçebilirler. Bunu saygıyla karşılamak zorundayız. Ama bu irade beyanlarında koskoca bir camiayı töhmet altında bırakacak, haksız, temelsiz ve çok insafsız gerekçeler ortaya konduğunda o insanın canını yakar. İftira kötü bir şeydir." dedi.

Akşener, partisinin TBMM Grubu'nda yaptığı konuşmada gündemdeki konuları değerlendirdi, ardından gazetecilerin partisindeki istifalara ilişkin sorularını yanıtladı.

Devlet aklının, devleti yönettiğinin farkında olanlarda bulunduğunu ifade eden Akşener, Türkiye'yi "şahsım ülkesi" olarak görenlerde bu aklın olamayacağını söyledi.

İktidar mensuplarının devlet yönettiklerini unuttuğunu, milletin dertlerini görmediğini öne süren Akşener, Cumhurbaşkanlığı saraylarının inşaat, bakım ve onarımı için 610 milyon lira daha harcanacağını savundu. Bunun, 265 bin 217 asgari ücrete eşit olduğuna dikkati çeken Akşener, "Geçtiğimiz yıl, sarayın bahçesindeki inşaatlara harcanan para 2 milyar 845 milyon lira. Daha dün 'borçlarımı ödeyemiyorum' diyerek kendini kamyonuna asan bir babanın yaşadığı ülkede oluyor bunlar." diye konuştu.

Akşener, geçen hafta ziyarette bulunduğu Bursa'da, görüştüğü herkesin ekonomik sıkıntıları dile getirdiğini anlattı.

Konuştuğu kişilerin çoğunluğunu üniversite öğrencilerinin oluşturduğunu, hepsinin de gelecek kaygısı içinde olduğunu savunan Akşener, "Özellikle vatandaşlar, şehir hastanelerinden dertli. Şehir hastanesini şehrin dışına yaptılar, arabası olan bile bir saatte ulaşıyor. Hasta garantili hastanelere milyonlarca lira para ödeyen Bursalılar, bir de hastaneye ulaşmak için çile çekiyor. Ama bunlar iktidarın zerre umurunda değil." ifadelerini kullandı.

- "Siyasetçilerin bu tartışmalara dahil olması doğru değil"

Son dönemde spor kulüpleri üzerinden çeşitli tartışmaların gündem oluşturduğunu, tribünlerden yükselen seslerin herkes tarafından net şekilde duyulduğunu belirten Akşener, siyasetçilerin bu tartışmalara dahil olmaması gerektiğini söyledi.

Siyasetin spora karıştığı ülkelerde spor dallarının gelişemediğine işaret eden Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Damat Bey, bakanlıktaki başarısızlığıyla gündeme gelmekten yorulmuş olacak ki bu aralar anlamadığı bir diğer alanı, futbolu karıştırmakla meşgul. AK Parti'ye oy vermiş Trabzonsporlu bir kardeşimiz, 'Spora siyaset katıyorlar, sonra benim takımımın başarısının tartışılmasına sebep oluyorlar. Çeksinler ellerini sporun üzerinden.' dedi. Cahilce ettiğiniz her söz insanlarımızı rahatsız ediyor. Damat Bey üzerine vazife olmayan her işe bulaşıp ortalığı karıştırıyor, tribünden 'damat istifa' sesleri yükselince de bozuluyor. Sayın Erdoğan, damadını artık taraftarın yakasından düşür, yoksa o tribünler sana öyle bir ders verir ki şaşar kalırsın."

- "Trolle balık avlama"

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, Türkiye'nin, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçtiği dönemden bu yana hızla fakirleştiğini, uygulanan ekonomi politikasının "trolle balık avlama"ya benzediğini iddia etti.

Akşener, şunları kaydetti:

"Hükümet, günü kurtarmak için Merkez Bankasının yedek akçesini Hazine'ye aktardı. Kendilerinden önce bağımsız olan Merkez Bankasının itibarını yerle bir ettiler. Maliyeyi çift başlı hale getirip Hazinemizin itibarını kısa dönemdeki harcamalarına feda ettiler. Uzun yıllar sonra kazanılmış Türk lirasına olan güveni heba ettiler. Damat Bey'in yaptığı tek şey enkazın altında kalmamak için itibarımızı heba etmek. Ekonomi yönetimi damada bırakılmayacak kadar önemli bir görevdir. Sürdürülebilir bir kalkınma için yatırımların ve tüketimin artması, işsiz vatandaşlara yeni iş alanlarının açılması, faizlerin bir an önce düşmesi gerekiyor. Bu noktada Sayın Erdoğan ile aynı fikirdeyim ama kendisine akıl veren çapsızların önerdiği ekonomi vizyonu ile faizler inmez. Sayın Erdoğan, ortaya attığı teoride, 'Faiz sebep, enflasyon neticedir' dedi. Dönemin Merkez Bankası Başkanı'nı dinlemediler. Yıllar süren faiz baskısının döviz kurları üzerinde yarattığı gerilim birikti ve 2018'de faizler yüzde 24'e çıktı. Dolar kuru 7 lirayı gördü. Demek ki faiz sebep, enflasyon sonuç değilmiş. Türkiye'nin geldiği noktada krizin sebebi aynen yerinde duruyor.

Einstein der ki; delilik aynı şeyleri yapıp, farklı sonuçlar beklemektir. Sayın Erdoğan, bu iş tek bilinmeyenli bir denklem değil. Bu denklemde senin görmezden geldiğin demokrasi de damadın beceriksizliği de var. Aynı şeyleri yapıp, farklı sonuçlar bekleyen sen de varsın. Reçeteyi yazıyorum; yargıdan elini çekeceksin, medyadan elini çekeceksin, Merkez Bankasından elini çekeceksin, damadı bakanlıktan çekecek, işin başına yetkin isimleri getireceksin, bu ucube sistemden vazgeçeceksin. Bak o zaman faizler, enflasyon nasıl düşüyor. Demokrasi ve kuvvetler ayrılığı olmadan Türkiye kalkınmaz. Demokrasi olmadan atacağın her adım krizi daha da derinleştirir. Cumhuriyet tarihimize bakarsan bu gerçeği görürsün."

- "Sözüm, istifaların gerekçesinedir"

Akşener, grup toplantının ardından gazetecilerin partideki istifalara ilişkin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, 5 ismin daha istifa edeceği iddialarının anımsatılması üzerine Akşener, kendisinin böyle bir bilgiye sahip olmadığını belirtti.

"O bilgiyi verenler demek ki bazı şeyleri biliyor." diyen Akşener, "Bize de söylerlerse bizde biliriz. Bugüne kadar istifa etmiş hiçbir arkadaşımız için tek bir cümlem olmadı. Çünkü istifa tek taraflı bir irade beyanıdır. İnsanlar bir siyasi organizasyonun içinde yer almaktan vazgeçebilirler. Bunu saygıyla karşılamak zorundayız. Ama bu irade beyanlarında koskoca bir camiayı töhmet altında bırakacak, gerçekten haksız, temelsiz ve çok insafsız gerekçeler ortaya konduğunda o insanın canını yakar. İftira kötü bir şeydir." değerlendirmesinde bulundu.

Akşener, 1997'yi yaşamış biri olduğunu, DYP döneminde de bir parmağın düğmeye bastığını ve bu tür şeylerin yaşandığını anımsattı.

Sonuç itibarıyla Türkiye'nin geldiği duruma bakıldığında hürriyetlerin gittiğini, tek adam rejiminin ortaya konduğunu ileri süren Akşener, "DYP döneminde düğmeye basan parmakların bugün ne düşündüğünü merak ediyorum. Dolayısıyla doğal olmayan işlerde bilgi sahibi olmanın bir manası vardır. Bunların normal karşılanması tarafımızdan mümkün değil. Sözüm, istifaların gerekçesinedir. Bunların tamamına seçmen karar verecek. Hep beraber göreceğiz. 1997'de yaşananların Türkiye'ye maliyetini, umarım o düğmeye basan parmaklar bugün görüp hayıflanıyordur." ifadelerini kullandı.




İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Siyaset Haberleri